Etiket: doğru

  • Anlam Arayışındaki İnsanın Yol Haritası: Batı Felsefesi ve İslam Düşüncesi

    Yazan : Özcan ATAR

    Anlam arayışı içindeki bir insanın tutunacağı neler var? Kendini bir anda varoluşun ortasında bulan birey; önce kendini tanıma, sonra da o meşhur “anlam arama” aşamasına geldikten sonra ne yapar? Peki ya anlam arayışı içinde olmayan insan var mıdır? Kendini keşfetmeyenler çoğunlukta mıdır, yoksa her ruh er ya da geç bu girdaba kapılır mı?

    Dünya, farklı ırklar ve kültürlerden örülü karmaşık bir yapı. Eğer her birey kendi keşfine çevresinden aldığı ilhamla başlıyorsa, bu denli farklılığın olduğu bir dünyada “Doğru” nedir? Her bireyin kendi doğrusu varsa, yaşadığımız bu küresel karmaşanın sebebi nedir ve çıkış yolu nerededir?

    Bu çetrefilli sorular, felsefenin ve psikolojinin binlerce yıldır etrafında döndüğü “esas” meselelerdir. Bu düşünce helezonuna hem Batı hem de İslam düşüncesinin penceresinden bakalım.

    (daha…)
  • Sağlıklı Düşünebilmenin Tek Kaynağı

    Yazan : Özcan Atar

    Bireylerin sağlıklı düşünebilmesinin tek kaynağı Kurandır. Bu kaynaktan mahrum insan halleri gözümüzün önünde serili durmuyor mu? 

     İnsanın makamı mevkisi ve bilgi birikimi vs. bir anlam ifade etmez. Ta ki sağlam bir ipe tutunmuş olmasın. Osağlam ip  Allahtır  ancak çarpık zihniyetlerin ortaya çıkardığı derme çatma bir Allah değil. O Allah ki eşi benzeri yoktur EHAD dir O Allah ki İsanın babası değildir tek kelimeyle SAMED dir. O nun bize hatırlattığı  gibi ne kadar az düşünüyoruz. O’nun bize aşikar bildirdiği gibi her yanımız şaytanlanlarla sarılı düşüncelerimiz onun nefesiyle efsunlu midelerimizde o da çalkalınıyor  ve kalplerimize musallat olup Allahın mührünü kazımakla meşgul. Böyle şeytanla sarmalanmış bireylerin çoğunluk oluşturduğu bir millet düşünün ki  bu dünyanın varacağı nokta ortaya çıksın. 

     Böyle toplumlar malesef çarpık zihniyetli liderleri peydahlıyor ve bu toplumlarda kan gözyaşı zulüm eksik olmuyor. Zalimlik sadece kanla olmuyor manevi buhranlar da bir nevi zulüm oluyor. Esadı görüyoruz bunun gibi nicelerini gördük. Kendi halkının üzerine uçak salan vampir zihniyet. Bu vampir tanındı göründü daha ne vampirler var gizli. Bazıları kuyruğuna basınca ciyaklıyorlar Putin gibi. Neden neden bu insanların gözleri dönük kalpleri hınçla dolu beyinleri neden arızalı: Allah yok hücrelerinde.

    Dünyayı savaşlara sürüklüyorlar. Batılın batırları  bu adamlar. Hak topuzu kafalarına inecek adalet kılıcı elbette kellelerini uçuracak ancak tüm bunlar olurken ben sen biz hangi safın askeri olacağız. Hakkı üstün tutanların beyni kalbi aydınlanmışların mı yoksa zifiri karanlıklar dünyasının aktörü batıl yolun temsilcilerinin  mi ordusunda mücadele (cihad) edeceğiz.  

    Bazı yazılarımda “bilgi toplumu” nun nasıl olması gerektiğini “Bilgi toplumu” olmanın yararlı sonuçlara götürdğünü vs. yazmıştım hatta “bilgi toplumu” olmak değil de “bilge toplum” olmak gerektiğini açıklamaya çalışmıştım. Ancak ben tüm bu kavramların yerine “Kuran toplumu” kavramının en doğru kavram olacağına ulaştım. Kuran toplumu kavramı daha  kapsamlı. Bazı kesimlerce bu kavram “belli bir dini” yansıttığı için daha sığ kalacağını söyleyeceklerdir. Tabi hangi pencereden nereye nasıl baktığınız önemli. Ben İslam penceresinden bakıyorum. Buradan bakınca en küçük zerrede en büyük eserde Allah izi görüyorum. Ama bu Allah, yukarıda da belirttiğim gibi Yahudinin, Hristiyanın veya Budistin  hayalindeki bir Tanrı olgusu değil. Kuran Allahı evreni dünyayı yaratılmışları ve onların doğrularını zaaflarını öyle anlatıyor ki “gerçek” kendini tam anlamıyla hissettiriyor. İşte diyor insan “doğru olan Allah sistem kavram özümseyiş algılayış” bu.  Kuran öğretisini çözen insanlık istiyorum.   özcan atar