Etiket: yapay zeka

  • Yeni Bir Eşiğin Önünde: Yapay Zekâ ve İnsanın Kaderi

    Yazan : Özcan ATAR

    Sanırım Yapay Zeka’yı (AI)  ilk duyduğumda, onun bu kadar kısa sürede soframıza kadar oturacağını, günlük sohbetlerimizin bir parçası olacağını tahmin etmemiştim. Açıkçası, içinde bulunduğumuz bu hız çağı biraz ürpertici. Bu baş döndürücü sürat insanlığı nereye sürükleyecek, bazen hayal etmekte bile zorlanıyorum.

    Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, “AI”nın dokunmadığı tek bir alan bile kalmayacak gibi. Ressamın fırçasından yazarın kalemine, öğretmenin ders anlatışından ekonomistin analizlerine kadar her şey bu yeni dönemden nasibini alıyor. Sadece fabrikadaki işçiyi değil; tercümanı, akademisyeni, hatta notaları bir araya getiren müzisyeni bile doğrudan etkileyen bir değişim bu. Artık AI, yani bu yapay akıl, işlerimize sadece yardımcı olmuyor; doğrudan işin içine dâhil oluyor.

    İşin bir de yönetim boyutu var. Kendi doğası gereği ağır hareket eden devlet kurumları, bu fırtına gibi esen Yapay Zekâ çağına ne kadar sürede ayak uydurabilecek? Özel sektör bu yeni teknolojiyi bir kazanç kapısı olarak görürken, sokaktaki insanın, çalışanın hayatında ne gibi yaralar açılacak? Bunlar, üzerine sayfalarca yazı yazılması, uzun uzun düşünülmesi gereken hayati meseleler.

    Eskiden tarih kitaplarında okurduk; Osmanlı’nın matbaayı geç getirmesinin nedenlerinden birinin “hattatların işsiz kalma korkusu” olduğu söylenirdi. Doğrusu bu görüş bana pek inandırıcı gelmez, biraz abartılı bulurdum. Ancak bugün AI teknolojisinin her geçen gün nasıl bir ilerleme kaydettiğini gördükçe, o günkü insanların endişesini çok daha iyi anlıyorum. Demek ki insanın emeğini ve ekmeğini koruma refleksi, her devirde aynı hassasiyeti taşıyormuş.

    Şimdi önümüzde çok kritik bir görev var: Bu büyük değişimin yaratacağı farklılıkları şimdiden görüp, dünyanın varoluş sebebi olan “insan”ın değerini korumak. İnsan faktörü silinip gitmeden, devletin, sivil toplum kuruluşlarının ve üniversitelerin el birliğiyle güncel planlar yapması şart. Fabrikalardan okullara kadar her kurum, “Önce İnsan” diyerek bu yeni düzene hazırlanmalı.

    Vaktiyle bilgisayar ve internet hayatımıza nasıl girdiyse ve biz onlara göre bir hayat kurduysak, şüphesiz Yapay Zeka için de bir yol bulacağız. Ancak bu seferki değişim, geçmiş yüzyıllardaki değişimlerden çok daha farklı ve uyum sağlaması biraz daha zor olacak gibi görünüyor.

    Yine de tüm bu anlattıklarım karamsar bir tablo gibi algılanmasın. Belki de bu teknoloji, insanlığı bambaşka ve çok daha güzel bir aşamaya taşıyacak. Belki de üzerimizdeki ağır iş yükünü bu yapay zekalar alacak ve bizler kendi özümüze, fıtratımıza döneceğiz. Daha çok düşünecek, daha çok hissedecek ve yaradılış gayemiz üzerine daha fazla kafa yorma şansı bulacağız. Belki de bu boş vakitler sayesinde Yaradan’ın mucizelerini daha derin bir tefekkürle seyredeceğiz. Kim bilir!.

    Kim bilir, belki de en büyük keşif, bu dijital gürültünün sonunda bulacağımız “kendi iç sesimiz” olacaktır.