Kategori: Makaleler

  • Kuran’ın Okunması Hakkında

    Yazan: Özcan ATAR

           Günümüz insanının Kuranı okumamasının sebepleri üzerinde kafa yormuş pek çok insan var ancak Dücane Cündioğlu “ Kuran ve Dile Dair” adlı kitabında çok farklı açılardan ele almış konuyu.

    Öncelikle Kuranı bizim anlamamızdan çok Kuran-ı çevirenin anlaması önemli. Tercüman anlayamıyorsa bize nasıl anlatacak. Özellikle Türkler ve dili Arapça olmayan halkların Kuranla arasına maalesef tercümanlar giriyor. Tabi bu da Kuranın saflığını anlam yoğunluğu ve bütünlüğünü allak bullak ediyor. Yani Kuranı en iyi anlamanın yolu Arapçayı bilmek oluyor.

    Eskiden herhangi bir konu düz yazı ile değil şiir yolu ile anlatılıyordu. Tabi şiirde düz yazı gibi bütünsel anlamdan ziyade parça anlam vardı. Divan edebiyatında her beytin kendi içinde anlamı olması gibi. Dolayısıyla kitabı elinize aldığınızda beyitlerle dörtlüklerle karşılaşıyordunuz. Bu elbette çoğunlukla sözlü geleneğe sahip insanların ezberlemek ve hatırlamayı kolaylaştırmak maksadıyla uyguladıkları bir yöntemdi. Böyle düşündüğümüzde günümüz modern yazınına alışmış bizler için oldukça zahmetli bir teknik şiir tekniği. Bugün anlatmak istediklerimizi şiirsel anlatmaya kalktığımızda nasıl bir tepki göreceğimiz aşikar. İşte bu sebepten Kuranın yazım tekniği biz modern insanlara uzak kalmış olabiliyor.

    (daha…)
  • İhsan AKTAŞ’ın bakış açısından “Adem”

    İhsan AKTAŞ’ın bakış açısından “Adem”

    Araf 189. ayet, Zümer 6. ayet, Fatır 11. cümlelerde Tanrı insanın yaratılışını açıklarken Havva’nın Adem’in kaburga kemiğinden yaratıldığı gibi bir sonuç çıkmıyor ya da ilk insan Adem, Havva ile birleşip çoğladı oradan da kardeşler birbiriyle çapraz evlendi gibi sonuçlar da çıkmıyor. Lakin yüzlerce yıldır bilginin aktarılmasındaki nakıslık maalesef müslüman toplumlarının sorunu olduğu gibi insanlığın da sorunu olmuştur (burada mealler kadar sorunlu ve belki de çok daha sıkıntıya yol açan Hadis-Fıkıh sorunlarını da kapsamlı olarak çalışmak gerekiyor. İnsanlığın kurtuluşu UYDURMALARDAN kurtulmakla olacak).

    (daha…)
  • Vasiliy İvanoviç Verbitski

    Altay Türklerinin dilleri ve yaşamları hakkında bize bilgiler veren kişilerden biri Verbitskiy’dir.

    Türk Kültürü ve dili ile ilgili en kapsamlı çalışmaları yapmış olan ve ilklere sahip olan meşhur bilim adamlarının isimlerini maalesef liselerimizde öğretmiyoruz. Mesela Yudahin, Radlof, Verbitki…

    (daha…)
  • Bilgi Toplumu olmak çabasındayken

    Yazan : Özcan ATAR

    Teknolojinin eğitim ve öğretim ortamına sunduğu en önemli iki değer bilgisayar ve internettir. Bu her iki yapı birlikte düşünüldüğünde okul ve sınıf gibi fiziksel mekan odaklı eğitime alternatif olabilecek pek çok yaklaşımı anlamlı kıl maktadır. Wilson ve Marsh internet erişiminin öğrencilere kazandırdığı iki özelliğe dikkat çekmektedir (Akbaba ve Altun, 2000). Birincisi, interneti bilgi erişimi ve  paylaşma, iletim ve araştırma amaçlarıyla kullanan öğrencilerin ileriki yaşamlarında teknoloji ile daha barışık olacaklarıdır. Bu bireyler takım çalışmasına kolaylıkla adapte olur ve kendi bilgi potansiyelini yine bu kaynaklar yoluyla yapılandırır. İkincisi ise, internet erişiminin öğrencileri sınıfın fiziki sınırlarından kurtararak onları birey odaklı bir yapı içinde özgüven kazanmaya teşvik etmesidir.

    (daha…)
  • GERGA

    GERGA

    https://knotsofancientoriginaydin.com/2021/01/15/gerga/

    Presentatin on the project: Zeynep TOKER

    GERGA

    1.Introduction

    How well do we know the history that lies beneath the ground where we live ?

    That’s the question we’re looking  for answers to. We want to explore our history, introduce the lesser-known or unknown sites by taking this opportunity that comes to our  feet today. But we didn’t think we’d get started so soon. When we first heard about Gerga, it was totally new to us. It’s a bit shame for a person who has lived in Aydin for many years. However, isn’t it fascinating to discover such a mysterious site on top of the paths  we often take? So are you ready?

    In this corner of our site we will introduce Gerga, a sacred place,  to you.  Now let’s find out some information on the subject.

    2.Brief History

    Gerga is an important center that reflects ancient Carian culture. The word ‘GERGA’ or ‘GERGAS ’written on the Stones in Cyrillic alphabet mean God or Goddess. It was a common area that all ancient cities in the Carian region consider Gerga sacred. It proves how important the city was. The temples that are still standing are made of large cut Stones. Due to the fact that many illegal excavations were carried out by treasure hunters, Aydin Provincial Directorate of Culture and Toursim has put it under protection. Fort he last 2 years, Assoc. Prof. Dr Murat Chekilmez from the Department of Archaeology at Adnan Menderes University has been conducting his research on Gerga. According to his research results and excavations, it stated that Gerga was a sacred place for people nearby its surroundings. In other words, it has played a vital role as a temple where people come to make a wish and sacrifice an animal so that their dreams can come true. During the field trip to Gerga, we could see that tremendous work of clearance and excavation has been done by Murat Chekilmez. We are grateful for his work.

    GERGA

    3. IMPORTANCE   

    Looking at its historical traces, we could say that Gerga is a historic sanctuary waiting to be discovered. Since other civilizations in the Carian region used Gerga as a common area, we think that the excavations will guide us to  recognize other civilizations too. It’s impossible not to be impressed! Gerga, a place to worship on top of the hills with its temples, animal statues, writing on the stones will attract a great number of local tourists across the Turkey and foreign tourists from around the world. This will be beneficial for both local and national economy.  We hope everyone will value and preserve this treasure of our local community greatly so that our next generation nationwide and worldwide could enjoy it.

    1.Giriş

     Yaşadığımız yerlerin altında kalan tarihi ne kadar tanıyoruz?

    İşte biz bütün bu soruya cevaplar arıyoruz. Bugün ayağımıza gelen bu fırsatı değerlendirerek biz de tarihimizi keşfetmek, bilinmeyenleri ortaya çıkarmak ve insanlara fayda sağlayacak şeyler yapmak istiyoruz. Ama işe bu kadar erken başlayacağımızı düşünmemiştik. Gerga’yı ilk duyduğumuzda sanki Aydın’da yaşamıyormuş gibiydik. Sık sık geçtiğimiz yolların üstünde böyle bir kutsal alanın keşfedilmesi çok etkileyici değil mi? Şimdi ise işe koyulduk ve araştırmaya başladık. Peki sen bizimle misin? Biz de geçmişimizi öğrenerek güzel yarınlar inşa etmek istiyoruz. O yüzden bu projedeyiz!

    Sitemizin bu köşesinde size Gerga’yı tanıtacağız. Şimdi konuyla ilgili biraz bilgi sahibi olalım.

    2.Tarihçe

    Gerga, Karya kültürünü yansıtan önemli bir merkezdir. Karya bölgesindeki bütün antik kentlerin kutsal saydığı ortak alan olması kentin ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu kanıtlar nitelikte. Hala daha ayakta olan tapınakları, büyük kesme taşlardan yapılmış; alınlığında ise Kiril alfabesinden oluşan Gergas yazıyor. İsmini MÖ 2000. yıldan almış. Daha öncesinde defineciler tarafından birçok kaçak kazı yapılması nedeniyle Aydın İl Kültür Müdürlüğü kenti korumaya almış. Şu anda ise kentle ilgili kazı ve araştırma işleriyle Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doçent Dr. Murat Çekilmez ilgilenmekte. Kazı ve temizleme çalışmalarından sonra araştırma sonuçlarına göre Gerga civarındaki yerleşim alanlarında yaşayan insanlar için bir kutsal alan rölünü taşıyordu. Başka bir değişle, insanların oraya gelip hayvan kurban ederek dilek tutmaya ve dua etmeye geldikleri bir kutsal alandı. Keşif gezimiz esnasında Murat Çekilmez ve ekibine ait çok büyük ölçüde kazı ve temizleme çalışmalarını yaptığını gördük. Ona minnettarız ve teşekkürlerimizi sunarız.

    3.ÖNEM

    Tarihçesinden de anlayacağımız gibi Gerga, keşfedilmeyi bekleyen büyük bir hazine. Karya bölgesindeki diğer medeniyetlerin ortak alan olarak Gerga’yı kullanması nedeniyle, kazılar sonucunda bize diğer uygarlıkları tanımakta da yol göstereceğini düşünüyoruz. Bundan etkilenmemek mümkün değil! Gerekli araştırmalar sonucunda bulunan bilgiler ve çıkarılan tapınak, taş vb. şeylerle halka açılması, bize her açıdan fayda sağlayacaktır. Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından yerli yabancı turist çekecektir. Bu da hem ülke ekonomisi hem dünya tarihi için yararlı olacaktır. Umarım bu cevherin değerini bilelim ve onu koruyalım ki gelecek nesil hem ülke çapında hem dünyada bunun keyfini çıkarsın.