Etiket: Tanrı

  • II. İNEK KONUSUNUN GEÇTİĞİ BÖLÜM

    Çalışma : Özcan ATAR

    1. Elif, Lam, Mim. 2. Bu Kitap içinde hiç kuşku barındırmayan, sorumluluk bilinci1 taşıyanlar için yol göstericidir. 3. Onlar görünmeyene inanırlar, Tanrıya yönelirler2 ve kendilerine verdiğimiz kazançlardan/gelirlerden karşılıksız paylaşırlar.4. Onlar, sana indirilene ve senden önce indirilenlere, ölüm sonrasına da kesin olarak inanırlar.5. Doğru yolu bulanlar ve başarıyı yakalayacak olanlar sadece onlardır.6. Gerçeği örtenlere3 gelince; onları uyarsan da uyarmasan da hiç fark etmez, inanmazlar! 7. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde de perde vardır. Onları büyük bir sıkıntı (çile)4 bekliyor.8. İnsanlardan bazıları da inanmadıkları halde “Allah’a ve ölüm sonrasına inandık” derler. 9. Böyle yapmakla Allah’ı ve inananları aldattıklarını sanırlar; oysa onlar sadece kendilerini aldatırlar ama farkında değildirler.10. Karakterlerinde bozukluk5 vardır ve Tanrı da bu bozulmayı derinleştirmiştir.Söyledikleri yalanlar sebebiyle korkunç bir acıyla yüzleşecekler.

    11. Onlara “Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” dendiğinde, “Biz sadece düzenleyip düzeltiyoruz” derler.12. Dikkat edin, onlar bozguncudurlar ama farkında değildirler.13. Onlara: “Çıkarsızca ve içtenlikle inanın,” dendiğinde; “O akılsızların inandığı gibi mi inanalım?” derler. Asıl vizyonsuzlar kendileridir ama bilmezler. “Düşüncesizlerin (aklı ermeyenlerin) inandığı gibi mi inanalım?” derler. Dikkat ederseniz, asıl düşüncesiz kendileridir ama fark etmezler. 14. İnananlarla karşılaştıklarında “İnandık” derler; şeytan zihniyetli  arkadaşlarıyla baş başa kaldıklarında “Biz sizinleyiz, biz sadece onlarla dalga geçiyoruz” derler.15. Allah da dalga geçiyor ve onları azgınlıkları içinde bocalatıyor.16 İşte bu tip insanlar6 , sapkınlığı doğruluğa tercih edenlerdir. Ancak bu tercihleri onlara hiçbir fayda sağlamamış ve onları doğru bir hedefe ulaştırmamıştır.

    (daha…)
  • O’nu İçselleştirmek

    Özcan ATAR

    “…bu yüzden benden tavsiye isteyenlere gerçekten iyi bir tavsiye vereceğim. İsteğiniz dışında size verilmiş sorumluluklar için Tanrı başta olmak üzere herkesi suçlayabilirsiniz. Diğerlerini bilemem ama O’nun bu konuda affedici olabildiğini duydum. Fakat kendinize ait kıldığınız sorumluluklar için başkalarını suçlamayı bırakın. Zorda kalınca herkes yalan söyler. Her tavsiye her zaman doğru tavsiye değildir. Tavsiyelerin altında yatan niyeti hiçbir zaman bilemezsiniz. Ben de dünyanın en iyi niyetli insanı değilim. Niyetimin sorumluluğu bana, verdiğim tavsiyeyi uygulamanın sorumluluğu size aittir.”

    Yukarıdaki satırlar, bendenbenkim.blogspot.com adresinde yayımlanan “Tavsiye ve Sorumluluk” başlıklı yazıdan bir alıntı. Yazarın kaleminden dökülen bu düşünceleri ilgiyle takip ediyorum. Ancak bu noktada bir parantez açmak gerek: Belki de postmodernizmin zihinlerimizde yarattığı o kaçınılmaz bulanıklığın bir sonucu olarak, Tanrı’nın mesajlarını ve O’nunla olan bağımızı anlamlandırma konusunda bazen isabetli çıkarımlar yapamıyoruz.

    Bu durum, hayatın tam kalbinde iki temel gerçeklikle bizi yüzleştiriyor: Eğer bir inanca sahipsek zamanla bu inançta bir zafiyet oluşuyor; eğer bir inancımız yoksa bu kez de hayatın içinde derin bir anlamsızlık ve başıboşluk hissiyle savruluyoruz.

    (daha…)
  • Dost olarak “Tanrı” yeter

    Yazan : Özcan ATAR

    Dünya gerçekten ağırdır. Mutluluktan uçurduğunda bile size ağır gelir. Belki bir saat belki beş gün sonra hüznün girdaplarında gezinmeye başlarsınız. Ya da dünya olanca ağırlığı  ile üstünüze çöktümüştür. İnsanlar üzmüştür seni, fakirlik ağlatmıştır seni, iş yeri sıkmıştır ruhunu. Belki beş dakika belki beş yıl sonra yüzünüzde mutluluk meltemleri esebilir tekrar. İşte dünya böyle oyalar bizi. Milyarlarca insanı oyaladı milyarlarca insanı oyalıyor henüz görevi bitmedi milyarlarca insanı meşgul etmeye devam edecek. Geçmiş unutulabilir gelecekten korkulabilir, belki şuan en mutlu ya da mutsuz sizsinizdir. Ama bu dalgalı, fırtınalı  dağdağalı gecede nereye yapışalım da bizi oyalayan bu oyundan kurtulalım. Çok basit. Allahın ipi. İnanmak ve onun ipine sımsıkı sarılmakla esrarensiz karmaşık zor oyundan kolaylıkla kurtulabiliriz. İnanç önemli. İnançsızlık bataklığın yutması gibi insanı yutabilir. Siz yutulurken kimse yardım elini uzatamaz size. Kurtuluş iman ipine sarılmakta.

    Tanrı : “ İnançsızların dostu tağutlardır. Tağutlar onları inancın ışığından mahrum bırakıp inançsızlığın karanlıklarına sürükler.”der.

    Şayet üniversiteyi niçin kazanamadım diye kahrolmak istemiyorsak, işsizlik korkusuyla tutuşmak istemiyorsak, sevdiğim insan niçin öldü diye sorgulamak istemiyorsak, neden benim de evim malım yok diye dert küpü olmak istemiyorsak, başkan oldum kral oldum diye böbürlenerek gezmek istemiyorsak kariyer kariyer diye diye bağırırken  asıl kariyer yapılacak yer için çalışmıyorsak, beni beğensinler diye çatlamak istemiyorsak yapacağımız tek şey var o da Allaha inanmak onun ipine sımsıkı sarılmak.

    Dost olarak Allah yeter!