Kategori: denemeler

  • O’nu İçselleştirmek

    Özcan ATAR

    “…bu yüzden benden tavsiye isteyenlere gerçekten iyi bir tavsiye vereceğim. İsteğiniz dışında size verilmiş sorumluluklar için Tanrı başta olmak üzere herkesi suçlayabilirsiniz. Diğerlerini bilemem ama O’nun bu konuda affedici olabildiğini duydum. Fakat kendinize ait kıldığınız sorumluluklar için başkalarını suçlamayı bırakın. Zorda kalınca herkes yalan söyler. Her tavsiye her zaman doğru tavsiye değildir. Tavsiyelerin altında yatan niyeti hiçbir zaman bilemezsiniz. Ben de dünyanın en iyi niyetli insanı değilim. Niyetimin sorumluluğu bana, verdiğim tavsiyeyi uygulamanın sorumluluğu size aittir.”

    Yukarıdaki satırlar, bendenbenkim.blogspot.com adresinde yayımlanan “Tavsiye ve Sorumluluk” başlıklı yazıdan bir alıntı. Yazarın kaleminden dökülen bu düşünceleri ilgiyle takip ediyorum. Ancak bu noktada bir parantez açmak gerek: Belki de postmodernizmin zihinlerimizde yarattığı o kaçınılmaz bulanıklığın bir sonucu olarak, Tanrı’nın mesajlarını ve O’nunla olan bağımızı anlamlandırma konusunda bazen isabetli çıkarımlar yapamıyoruz.

    Bu durum, hayatın tam kalbinde iki temel gerçeklikle bizi yüzleştiriyor: Eğer bir inanca sahipsek zamanla bu inançta bir zafiyet oluşuyor; eğer bir inancımız yoksa bu kez de hayatın içinde derin bir anlamsızlık ve başıboşluk hissiyle savruluyoruz.

    (daha…)
  • Okur, Yazar ve Toplum: Nitelikli Okurun İzinde

    Yazan: Özcan ATAR

    Sadık Yalsızuçanlar; “Okur için bir üstadın yolundan gitmek gerek,” diyor. O; Bediüzzaman, İbn-i Arabi ve Konevi’yi okumanın gerekliliğini savunurken Ayfer Tunç ise: “Her şeyi okumam, genellikle yeni çıkan kitapları okuyorum,” diyor. Her ikisi de neleri okumanın gerekli olduğu konusunda ayrılsalar da “nitelikli okurun” olmadığı noktasında hemfikirler.

    Az Ama Derin: Nitelikli Okur Var mı?

    Ben, nitelikli okurun var olduğuna inanıyorum. Belki sayıları beklenenden daha az olabilir; ancak bugün dünyayı daha iyi kavrayabilen insan sayısının önceki yıllardan daha fazla olduğuna inanıyorum. Fakat bir okur olarak hatamız, belki de yazarlarla iletişim kurmamaktır. Çünkü pek çoğumuz yazarlarla iletişim noktasında sıfırız.

    (daha…)
  • Zamanın Mekanik Ruhu: Kum Saatinden Mikro Mucizelere

    Yazan : Özcan ATAR

    İnsanlık, kadim zamanlardan beri “zaman” denilen o büyük gizemi gündelik hayatına entegre etmek için kafa yormuştur. Güneşin hareketi, ayın evreleri, yıldızların konumu; gölge, kum ve mum… Yaşamı anlamlandırmak ve zamana yön vermek için ne büyük çabalar sarf edildi.

    Peki, zamana mahkûmiyeti hatırlatan bu materyaller ve fikri egzersizler gerçekten insanoğlunu tahakkümü altına mı aldı, yoksa insan zamanı kontrolü altına mı aldı? Her ne olmuşsa da, insan ve zaman birlikte bir sona doğru ilerliyor.

    (daha…)
  • Ansiklopediler

    Yazan : Özcan ATAR


    Bilgi Toplumu ve Ansiklopedik Külliyatlar: Medeniyetlerin Zihinsel Çizgisi

    Tarih: 11 Aralık 2025

    Günümüzde tanıklık ettiğimiz olağanüstü dijital dönüşümün ve teknolojik ilerlemenin temelinde, Batı medeniyetinin tarihsel süreçte inşa ettiği güçlü bilgi toplumu yapısı yatmaktadır. Ham bilginin sistematik olarak işlenmesi, analiz edilmesi ve yayılması süreçlerindeki Batılı bilim insanının rasyonel yetkinliği, büyük ölçüde bu toplumların bireycilik eksenli kültürel yapısıyla ilişkilidir. Bireyin özerkliği ve kendini geliştirme çabası, kolektif yapılara kıyasla yüksek bir “konfor alanı” yaratma ve inovasyon dürtüsünü tetiklemiştir.

    Eleştirel yaklaşımlar bireyci toplumları duyarsızlıkla suçlasa da, tarihsel süreçler aklın önderliğinde yüksek bir yaşam standardının çekiciliğinin, her iki toplum tipinde de temel bir motivasyon olduğunu göstermiştir.

    (daha…)
  • Dine Uzaklar Ama Çok Mutlular!

    Yazan : Özcan ATAR

    Nouman Ali Khan’ın konferansında bir dinleyici yukarıda verdiğim başlığı soru olarak Ali Khan’a soruyor.” Dine Uzaklar Ama Çok Mutlular! Niçin?”  Ali Khan gerçekten samimi ve bilge bir insan. Khan cevaptan önce ayetlerin direkt soruyla ilgili olmadığını baştan söylüyor; dinleyiciye , Kurandan soruyla ilgisi olmayan ayetlerle [ (Ali İmran,178: “Ve o inkâr etmiş olanlar, kendilerine tanıdığımız süreyi (dünyada geçirdikleri zamanı) sakın kendileri için hayırlı sanmasınlar. Biz onlara ancak (inkârdan vazgeçip durumlarını düzeltsinler diye) süre veriyoruz, onlar ise, (bu sürede) günahlarını artırıyorlar. (Bu nedenle) Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.” İhsan AKTAŞ çevirisi) (Yunus,88: Ve Musa: “Ey Rabbim!” dedi. “Gerçek şu ki, sen Firavun ve etrafındakilerine, dünya hayatında görkem ve zenginlik verdin. Öyle ki, bunun sonucu olarak, onlar da (insanları) senin yolundan çeviriyorlar! Rabbimiz! Onların mallarını mahvet ve gönüllerine sıkıntı üstüne sıkıntı ver; belli ki, o pek acı azabı görmedikçe iman edecek değillerdir.”-İhsan Aktaş çevirisi ) (Ankebut,2:“ (Akıllı, şuurlu ve özgür bir iradeye sahip bir varlık olan) insanlar, imtihan edilmeden (tutum ve davranışlarıyla kendilerinin nasıl bir insan olduklarını bilfiil ıspatlamadan) sadece iman ettik demeleriyle (başıboş) bırakılacaklarını mı sandılar?İhsan AKTAŞ çevirisi )] cevap veriyor.

    (daha…)