Film Fragmanları

  • Aydın İli Verileri


    AYDIN İLİ SOSYO-EKONOMİK ANALİZİ

    Kaynak: Hatice TOSUN / Aydın Denge Gazetesi /19 Ağustos 2024

    https://www.aydindenge.com.tr/yazi/hatice-tosun/19/08/2024/aydin-ili-sosyoekonomik-analizi

    Dağlarından yağ, ovalarından bal akan sözünün hakkını verircesine bereketli, insanlarının cömert ve misafirperver olduğu, zeytinyağlı yemekleri ile herkesi mest eden şehir. Her tarafında tarihten izlerini koruyan, tarihin içinde yaşatan; denizi, dağları, tarihi eserleri ve turistlik alanları ile son derece modern ama herkesi evinde hissettirecek kadar geleneksel, efelerin ve efendiliğin şehri. Büyükşehir, Aydın. İlimiz için elimizden geldiğince son veriler ışığında güzel bir analiz yapalım dedik. Baştan belirtmek gerekirse bazı verilerin ulaşımını sağlayamadığımız için açıklanan en son verileri kullandık. İlimizin nüfusundan başlayalım, yüzölçümü 7.943 km2 olan Aydın’da kilometrekareye 146 insan düşmektedir, son açıklanan 2023 yılı verisine göre il nüfusu 1.161.702 kişidir. Bu nüfusun 585.440’ı kadınlardan, 576.262’si erkeklerden oluşmaktadır. Aydın’ın yıllık nüfus bir önceki yıla göre %1,17’ artış olarak gerçekleşmiştir. Nüfusun %98,5’i okuma yazma bilen insanlardan oluşmaktadır. İlimizin okuma yazma bilmeyen kısmına baktığımızda 17.587 kişi okuma yazma bilmemektedir (https://biruni.tuik.gov.tr/ilgosterge/?locale=tr). Aydın ilinde 2023 yılı 15-64 yaş grubunun nüfus içindeki yüzdesi 67,09 ve 65 yaş ve üzeri ise 14,94’tür. Çalışma çağındaki nüfusun (15-64 yaş arası) yüksek olması, ilin işgücü potansiyelinin yüksek olduğunu göstermektedir(https://www.nufusu.com/il/aydin-nufusu). Aydın ili için yapılan İŞKUR’un işgücü piyasası araştırma sonuçlarına göre, 20 ve daha fazla istihdamlı işyerleri için toplam çalışan sayısı 96 bin 586 kişi olarak tespit edilmiştir. Cinsiyet bazında ise 65 bin 579 çalışan erkeklerden, 31 bin 7 çalışan ise kadınlardan oluşmaktadır. Aydın, 2023 yılında İŞKUR’da 42.305 kişilik açık iş ilanı verilmiştir. Bu açık iş ilanlarında ilk sırada 10.102 açık iş ile turizm ve otelcilik elemanı ihtiyacı vardır. 2023 yılında İŞKUR aracılığı ile 26.090 kişi işe yerleşmiştir. Bu sayının yüzde 41’ini kadınlar oluşturmaktadır. 2023 yılı sonu itibarıyla Aydın ilindeki kayıtlı işsizlerin sayısı 30.754 iken bu sayının içinde kadınların oranı yüzde 56,6; 18-24 yaş arası gençlerin oranı ise yüzde 19,3 seviyesindedir (https://www.iskur.gov.tr/kurumsal-bilgi/raporlar/).

    Aydın’ın Genel Ekonomik Durumuna Bakalım.

    En son 2022 yılı için açıklanan TÜİK verilerine göre Aydın ilimizin kişi başı Gayrisafi Yurt İçi Hasılası, 2021’de 58.763 TL olan kişi başına düşen milli gelir bir yılda yaklaşık ikiye katlanmış ve 125.800 TL olmuştur. Dolar başına kişi başına düşen milli gelir ise 7 bin 591 dolardır (https://cip.tuik.gov.tr/?il=9). Ekonomisi tarım, tarıma dayalı sanayi ve turizm ile tanımlanır. Nüfusun %71’i tarımla uğraşır. Ulaşımın kolaylığı, iklimin, doğal güzelliklerin ve tarihi yerlerin çok olması sebebiyle turizm oldukça gelişmiştir.

    Güzel ilimiz Türkiye’de incir üretiminde birinci, pamuk ve zeytin üretiminde ikincidir. Başlıca tarım ürünleri pamuk, buğday, kestane, arpa, patates, ayçiçeği, mısır, tütün ve susamdır. 2000’li yılların başından itibaren Aydın’ın tarımsal hasılası yüzde 496 artarak 9 milyar liraya yükselmiştir. Tarıma elverişli arazinin yarısı meyve ve sebzecilikle kullanılmaktadır. 2,5 milyon incir, 15 milyon zeytin, 1 milyona yakın turunçgil ağacı ile tarım oldukça ileridir. Senede 110 bin ton incir, 110 bin ton zeytin ve 45 bin ton üzüm elde edilir. Ayrıca badem, ceviz, armut, ayva, yeni dünya, kavun, karpuz, kestane, vişne, kiraz, kayısı, erik, elma ve her çeşit meyve yetişir. Sebzecilik ve seracılık çok gelişmiştir. Yılda ortalama 25 bin ton pırasa, 25 bin ton lahana, 60 bin ton patlıcan, 120 bin ton domates, 60 bin ton biber ve 40 bin ton soğan yetiştirilir (https://www.cografya.gen.tr/tr/aydin/ekonomi.html)Aydın’da 2023 yılında toplam tarım alanı 369.341 hektar olup, toplam işlenen tarım alanı 150.609 hektardır. Bu noktada Aydın için tarıma yeterli araziye sahip ve tarımda artabilecek potansiyele sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz (https://biruni.tuik.gov.tr/ilgosterge/?locale=tr). Ayrıca belirtmek gerekir ki Aydın, Dünya incir üretiminin yüzde 26,5’ini karşılamaktadır.

    Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA)’nın 2022 yılında yapmış olduğu Aydın’ın dış ticaret raporuna baktığımızda 20 yıllık süreçte ihracatta 7,7 kat, ithalatta ise 9,2 kat arttığına değinilmiştir. Aydın’ın 2022 yılı ihracatı, önceki yıla göre yüzde 13,1 artışla 1.198.339.767 dolar, İthalat ise bir önceki yıla göre yüzde 43,6 artışla 486.846.319 dolar olarak kaydedilmiştir. 2022 yılı verilerine göre Aydın (%11,5) taş ocakçılığı ve madencilik ana sektöründe İstanbul (%26,4) ve Ankara’dan (%16) sonra en fazla ihracat gerçekleştiren ildir. Her derde deva zeytin ve zeytinyağında ise Dünya zeytinyağı ihracat sıralamasında 6.sırada yer alan Türkiye’nin en fazla zeytin ve zeytinyağı ihraç eden 4. ili ise yüzde 10,5 ile Aydın’dır. Bir diğer önemli ihracatı ise Dünya kuru meyve ve mamulleri ihracat sıralamasında 1. sırada yer alan Türkiye’nin en fazla kuru meyve ve mamulleri ihraç eden 6. ili ise yüzde 9,3 ile Aydın’dır (https://geka.gov.tr/tr/sayfa/analiz-ve-raporlar).

    Ekonomik olarak bakacağımız bir diğer alan ise denizi ve tarihi eserleri ile büyüleyici turizm cenneti olan ilimizin elde ettiğimiz son verileri olacaktır. 2023 yılında ilimize gelen toplam turist sayısı 1 milyon 942 bin 64 olarak kayıtlara geçmiştir. Aydın için 2022 verileri ise yılda 3.200.000 ziyaretçinin geldiği ve bu özelliğiyle yabancıların en çok tercih ettiği iller arasında dördüncü sırada yer almıştır. Bu ziyaretçilerin ekonomiye katkısı ise 2,5 milyar doların üzerinde olduğu yetkililer tarafından açıklanmıştır (https://doi.org/10.58648/inciss.1371609).

    Aydının Vergi Yapısına Bakalım.

    Aydın’ın bütçe gelir ve gider dengesine bakmakla başlayalım, 2023 mali yılı içinde bütçe giderleri 3.040.441.036 TL, bütçe gelirlerinde ise 3.449.073.717 TL toplam tahakkuk, 3.386.161.908 TL tahsilat gerçekleşmiştir. Bütçe gelirleri içinde vergi gelirlerinin toplam tahakkuk eden 28.498.726 TL iken net hasılat 20.196.113 TL olarak bütçede yer almıştır (https://aydin.bel.tr/detail/4370/faaliyet-raporlari). Aydın’da 2023 yılında faal mükellef sayısı 109.868 kişidir. Bu sayı Türkiye’deki faal mükellef sayısının yüzde 1,54’üne denk gelmektedir. Aydın ilinin gelir vergisi mükellef sayısının toplam gelir vergisi mükellefi sayısına oranı yaklaşık yüzde 1,35’tir. Aydın ilinde Gayri menkul sermaye iradı (GMSİ) elde eden mükellef sayısı 2023 yılında 31.720 kişidir. Aydın ili GMSİ elde eden mükellef sayısının toplam GMSİ elde eden mükellef sayısına orası ise yaklaşık yüzde 1,40’tır. Basit usule tabi mükellef sayısı 2023 yılında 26.353 kişidir. Aydın iline kayıtlı basit usule tabi mükellef sayısın toplam basit usule tabi mükellef sayısına oranı ise yüzde 3,16’dır. Kurumlar vergisine ait mükellef sayıları incelendiğinde ise; 2023 yılında 10.345 kişi olduğunu görmekteyiz. Aydın iline kayıtlı kurumlar vergisi mükellefi sayısının toplam kurumlar vergisi mükellef sayısına oranı ise yüzde 0,90’dır. Son olarak Aydın ilinde KDV mükellefi sayısı 2023 yılı sonunda 42.363 kişi olmuştur. Aydın iline kayıtlı KDV mükelleflerinin sayısının toplam KDV mükellefi sayısına oranı yaklaşık yüzde 1,19 olarak gerçekleşmiştir (https://www.gib.gov.tr/kurumsal/stratejik-yonetim/faaliyet-raporlari).

    Uzun Lafın Kısası Sonuç Deme Vakti Geldi.

    Sonuç olarak Aydın hem coğrafi konumu hem de verimli toprakları ile çok değerli ve çok potansiyelli bir şehirdir. Nüfusuna baktığımızda yüksek okuma oranları ile bilinçli bir şehirdir. Tarım, turizm ve madencilik sektöründe ülkenin birçok ilinden ileridedir. İhracat rakamlarının özellikle tarım olarak daha yüksek noktalara ulaşması, üretimin desteklenmesi ile ithalatın da daha asgari noktaya gelmesi mümkün olacaktır. Geliştirilmesi gereken, gerçek potansiyelin yüzde yüzünü elde edilebilmek için yatırımlarla, daha fazla projeyle desteklenmesi gerekmektedir. Aydın tarihi eserleri ve antik kentleri ile daha fazla yayınla ülkemizde ve dünyada bilinirliğini artırarak turizmde de daha yüksek bir noktada olabilir. Özellikle bütçe gelirleri kısmına baktığımızda vergi gelirlerinin küçük bir paya sahip olduğunu görüyoruz. Sektörel anlamda genişlemeyle ticaretin önünü açabilir, artan faal vergi mükellefi ile bu oranların çok daha yüksek noktalara gelmesini sağlayabiliriz. Bilmeliyiz ki vergi gelişen ülkelerde, şehirlerde mükelleflere bir yük değil halkın refahını arttırmak için devletin yapmış olduğu harcamalarda bireylerin kendi üzerlerine düşen sorumluluktan başka bir şey değildir. 

  • Yalnızlık

    Yazan: Özcan ATAR

    Üniversite yıllarımda sosyoloji dersinde hocamız “değişim” üzerinde konuşuyordu. Değişimi hemen her yönüyle ele aldı. O, dersi anlatırken aklıma bir anda peygamberler geldi. “Hocam! Toplumları hatta dünyayı değişime sürükleyen aslında peygamberler değil midir ? ” dedim. Bir an durdu hocamız. Belli ki onca batılı adamdan ve onların sözlerini okumaktan peygamberlerin değişimin asıl itenekleri olduğunu düşünmemişti. Çünkü peygamber gibi yitik kelimelerimizle ders işlenmiyor artık. Biraz durdu ve “evet” dedi “toplumları peygamberler değiştirdi”

    Artık hikmeti biz yitirdik. İçtenlik bizden uzak. Potansiyel halindeki gençliğe Batının normlarını dayatmak yerine, Türk’ün ve Doğu’nun içtenliğini akılla birleştiren bilimini aktarabilseydik pekala ilim dağının zirvelerinde özgürlüğü doyasıya içimize çekerdik.

    Modern zamanın insanındaki ruhsal gerilim Sadık Yalsız Uçanlar’ın “Korku ve Ümid ve Aşk” kitabında çok güzel işlenmiş. Hakikaten kent insanının dinlenmesi, uyuması, çokluk içindeki yalnızlığı, zamanı değerlendirişi, koşmaları-koşuşturmaları,metal elektrik gibi insanı boğan,sıkan ucubelerin içinde insanı feraha kavuşturacak olanlar nedir?çözümler vs. her şey bu kitapta anlatılmış.

    İnziva, duyarlılık,şiir,hikmet,aşk,korku,kalp,asla rücu gibi kelimelerin kapılarını açıp onların içine dalıp alemlerinde dolaşmak bizler için ne kadar gerekli.

    Gerçekten  “yalnızlık”ın bereketlendiği ortam “inzivadır”. Doğunun dünyasında yalnızlık insanı intihara götürmez. Yalnızlık insanı “hakikate” götürür. Çünkü inzivada “hikmet” vardır. Yalnızlıkta ise sadece felsefi oyalanmalar vardır. Biri insanı gül bahçesine,diğeri zahmet çölüne götürür.

  • İsrail-Filistin

    Yazan : Özcan ATAR

    Zulüm alkışlanamaz fakat…

     26 yıl  önce Filistin’e gitmiş Kudüs sokaklarında Telaviv’de, liman kenti olan Hayfa sokaklarında gezmiştim. Yahudi ve Filistinlilerle konuşmuştum. Giderken çok şeyler düşüüünmüştüm ama orada  Yahudi Hıristiyan Müslümanlar iç içe yaşıyorlardı. İnsanlar mutluydular. 

    Şeytan boş durmuyor bu halkları birbirine kırdırtıyor. 

    Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları çok dik. İlhamını Kurandan almış gibi görünse de Kuranın yanlış yorumlarından almış demek daha doğru olacak. Arkanda iyi yönetmek zorunda olduğun 80-90 milyon insan varken “dik konuşmak” da neyin nesi. İnsanlar geçim derdiyle boğuşuyor. Tüm ülkeyi dünyadan izole etttiğin, insanları gırtlaklarına kadar sıktığın yetmiyor da  İsraile oraya buraya sataşarak ülke insanını boğmak mı istiyorsun. Gençliğimden beri Tayyip Erdoan’a destek vermiş biri olarak bu eleştirileri yapmak zor geliyor insana fakat…

    Bu Orta Doğu’nun sorunu son 100 yıldır bitmiyor değil 1000 yıldır belki 10 bin yıldır bitmiyor. belki de bitmemesi gerekiyor. Tanrı ne tasarladı ise o. 

    Ölen çocuklar, ölen insanlar 30 yıl önce de Filistin için yürüyüşler yapmış İsraili lanetlemiştik. İsrail ha yıkıldı ha yıkılacak diye ümitlerimiz vardı. Ben otuz yıldır yıkıldığını görmedim. Hamas tipi oluşumlar İsraili yıkmak şöyle dursun sanki İsrailin dünya üzerinde elini güçlü tutuyor. Kalk sen koca Türkiye’nin başkanı  Hamas’ı övsün. Sonra ekonomi tepetaklak olsun. Yüce Rabbim. 

    Kuranın Yahudilere ait özellikleri açık açık belirtirken Yahudileri göklere çıkaracak değilim. Ancak ben tarihselci bakış açısının bazen bazı olaylarda tutarlı olduğuna inanıyorum. Haliyle  bakış açısı çok fazla. 

       İlginçtir Yahudilik  Müslümanlık’a Hıristiyanlık’tan daha yakın ama tüm müslümanlara hangisinden uzak olmak istersin diye sorulsa Yahudi diyeceklerinden eminim.  

  • FROM

    From Dizi Yorumu

    Başlangıç Tarihi: 2022 | 60 Dak. | Korku, Bilim Kurgu

    Ülke : ABD

    Yönetmen koltuğunda Jack Bender var. Lost dizisinin de yönetmeni.

    From ,  kurgusu ile,  oyuncuları ile,  sürükleyiciliği ile, görüntüleri ile,  seyrine doyum olmayan bir dizi diyebilirim. Dizi “insanın kapana kısılmışlığını konu edinirken bireyin  içinde yaşattığı korku endişe ve ümidi  her karakterde farklı şekilde incelemiş. İnsanın Özgürlük Savaşı.

    İnsanlar seyir halindeyken yolu kapatan bir ağaç onların farklı bir yola gitmelerine sebep oluyor. İnsanlar farklı yolda ilelerken bir kasaba görüyorlar o kasabadan transit geçiyorlar daire çizip maalesef aynı kasabaya gelmek zorunda kalıyorlar. Kasabadaki insanlar onlara kasabadan çıkış olmadığını söyleseler de inanmıyorlar kasabadan çıkıyorlar fakat tekrar kasabaya geliyorlar. Ancak olay bu kadarla da bitmiyor. Kasaba halkı gündüzleri ancak dışarı çıkabiliyorlar. Akşam oldu mu güzel giyimli güzel yüzlü  insanlar sokaklarda gezinmeye başlıyor. İlk bakışta hepsi normal insanmış gibi görünüyorlar ama onlar insanları parça parça etlerine ayıran vahşi yaratıklar. Yaratıkların çok fazla özellikleri var. Şekilden şekile girebiliyorlar. Mesela bir çocuğa babaannesi gibi görünebiliyor bu canavarlar.  

    Dizide Harold; Perrineau , Boyd  Stevens karakteriyle çok başarılı. Elizabeth Saunders; Donna rolüyle iyi performans gösteriyor. Her oyuncu çok başarılı. Dizi sürükleyici  bir kurguya sahip ve I. Sezondan itibaren merakla diziyi bekliyorsunuz.

    Bizim dizi sektörü acaba bu dizilerden örnek alacaklar mı. Benim açıkçası pek ümidim kalmadı. Yabancı dizilerin hareketli ve akışkan olmalarının yanında 20 dakikalık bir sürede  bitmesi doğrusu mükemmel. Hatta bazı diziler hem kısa hem de konuları bambaşka oluyor ki bu harika.

    Dizi veya film akarken muhteşem konuşmaların içinden en güzellerini cımbızlasanız ortaya  şaheser bir kitap çıkarabilirsiniz. O kadar başarılı senaryolar. Akıl var, duygu ve bilgi var, merak var, var da var. Senaryo yazarı : John Griffin

    Dizide kasaba,insanın ruh halini; canavarlar, insanın korkularını yansıtıyor. İnsanlar çıkış planlarını yapmaya çalışırlarken karakterlerini de gösteriyorlar: Korkak,ümitli,ümitsiz,cesur, sabırlı vs. tüm bunlar kasabada sıkışmış insanların karakterleri.

    Evet,  her birimizin  içinden bir türlü çıkamadığı kasabaları var. Yoldaki ağaç kaderimiz ve biz kendi kasabamızda Özgürlük savaşı vermeye devam ediyoruz.

    3. sezon 2. Bölümdeyim. Gizem henüz çözülmedi bakalım neler olacak!

  • Bilgi,Eylem ve Mutluluk

    Yazan : Özcan ATAR

    Zifiri gecelerde, siyah taşın altındaki karanlık tünellerde yürüyen kara karıncayı gören yaradana teşekkür ederek başlamak istedim yazıma. 

    Elindeki silahla kırk dört canı katleden sonra dehşet ve korku içinde nefes nefese kalmış katilin kalbinde de mührü olana teşekkürlerimi sunarak başlamak istedim yazıma. 

    Bir yazıda şöyle diyordu: “ kültürsüz görünmek riski de olsa gereksiz bilgi yığınlarını tamamen unutun.” 

    Gerçekten bizi hedefe götürmeyen bilgilerden hemen sıyrılmalıyız. Fakat yirmi yıllık okul hayatımızda ne de çok gereksiz bilgi öğrendik. Şimdi çoğu üniversite mezunu maalesef işsiz. Ben daha önceki bir yazımda Agah Efendi’nin hayatını anlatmıştım ve onların genç yaşta nasıl başarılı olduklarını göstermiştim. İşte bazı formüller: 

    Bilgi + bilginin eyleme dönüşmesi = para,iş 

    Yani eyleme dönüşebilecek bilgiler edinmeliyiz. 

    para = başarı 

    paramız ve işimiz yoksa başarı bir hayaldir. 

    Para + başarı = mutluluk 

    Paran yoksa başarın da olmaz o zaman da mutlu olamazsın ki! 

    O halde ; 

    Bilgi = mutluluk 

    Ne kadar çok şey bildiğimizin bir önemi yok. Bilgimizi ne kadar uygulayabildiğimiz önemli. MEB. Bürokratları ne yapıyorlar bilmem ama ülke üniversiteliler çöplüğüne dönmek üzere. Acil önlem alınmazsa çöplükler patlayabilir. 

    Aslında lise mezunu üniversite mezununun çoğalması sevinilecek bir durum. Ülkenin gelişmesi toplumun ilerlemesi için çok güzel bir taban oluşmak üzere ama bu taban bir çözümsüzlük içinde bocalıyor. 

    Ülkede bir yangın çıktığında o güzel güzel giyinip, havalı havalı gezen, yüzleri pırıl pırıl parlayan bürokratlarımız da kül haline gelip işsiz üniversiteliler gibi atmosfere doğru yükselebilirler. 

    Meslek liselerinin gücü ve sayısı arttırılmalıdır acilen. Hemen herkes bir meslek grubuna dahil olmalıdır. Her branşın okulu olmalıdır. Bu okullarda hem mesleki hem de genel dersler verilmelidir. Böylece okuyan berber, okuyan marangoz, okuyan demirci esnaf olur. Bu okullardan mezun olanlar branşlarında iş bulabilmelidirler. İşte bu eğitimden sonra insanlar yetenekleri kadar başarılı olurlar ve adalet yerini bulur. Hiç olmazsa insanlar mezun olduklarında orta yerde kalmazlar. Çözüm bu kadar basit. Yeter ki beynini yoran insanlar olsun. Biz eğitim zayiatıyız hiç olmazsa bizden sonrakiler zayi olmasın.