İhanetin Gölgesinde Bir Annelik Savaşı: Gittiğimizi Kimse Görmedi

Yazan: Özcan ATAR

Meksika’nın tozlu ve muhafazakâr 1960’larına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Netflix platformunda  karşımıza çıkan “Gittiğimizi Kimse Görmedi” (Nadie nos vio partir), Tamara Trottner’in kaleminden dökülen gerçek bir hayat hikayesini ekrana taşıyor. 2024 yapımı bu dönem dizisi, sadece bir “kaçırılma” öyküsü değil; sınıfsal uçurumların, katı dini geleneklerin ve insan doğasının en karanlık dehlizlerinin bir panoraması.

Tanıdık Bir Acı: Love & Death İle Bir Kıyas

Diziyi izlerken zihnim ister istemez beni HBO’nun Love & Death dizisine götürdü. Her iki yapım da gerçek olaylara dayanıyor ve merkezinde “sadakatsizlik” var. Ancak burada olayların akışı çok daha sarsıcı. Her iki hikâyede de sonuç hüsran olsa da, bu dizideki hüsranın boyutu çok daha derin. İlginç olan şu ki; her iki hikâyedeki aileler de koyu dindar, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı ve başlarında her daim “sayhalanan” tanrıları olan insanlar. Fakat inanç, bazen insanın en yıkıcı vakalarını önlemeye yetmiyor.


Karakterler ve Aile Ağacı

Diziyi daha iyi çözümlemek için bu karmaşık yapının taşlarına bakmak gerek:

  • Carlos (Mauricio Pimentel): Gabriela’nın eşi ve Valeria’nın yasak aşkı (Enişte).
  • Berta (Itatí Cantoral): Ailenin otoriter büyükannesi.
  • Moishe (Flavio Medina): Anne tarafının güçlü dedesi.

“Sara! Ne Yapıyorsun?”

Sorgulamadan edemiyorum: Sara (Valeria), ne yapıyorsun? Daha önceki yazılarımda da hep üzerinde durduğum bir nokta vardır; kocasından sıkılan kadının arayış macerası. Ancak Sara burada çok ileri gidiyor. Hiçbir gelenekten, hiçbir insandan çekinmeden Carlos’tan vazgeçmiyor. Eşi Seth (Roel) aldatıldığını anlayınca dünyası başına yıkılırken, Sara’da en ufak bir pişmanlık kırıntısı bile göremiyoruz. O kadar ki, kocasının kız kardeşinin eşiyle, yani öz eniştesiyle birlikte olmak onu zerre rahatsız etmiyor.

“Arsız” diyebileceğimiz Carlos ise adeta o Yahudi toplumuna savaş açıyor. Seth, bu ağır ihaneti kaldıramayıp iki çocuğunu alarak ülke ülke kaçmaya başladığında ise haklıyken haksız duruma düşüyor. Love & Death’te Candy komşusuyla aldatırken, buradaki ihanet çok daha “içeriden” ve yıkıcı.

Erkeklerin Sessiz Çöküşü ve Adaletin Terazisi

Dizide dikkatimi çeken bir diğer nokta, aldatan kadınların eşlerinin hep “pasif” gösterilmesi oldu. Silik, ilgisiz ya da boş vermiş tipler… Peki, hayatın gerçekliği içinde aldatmak için bu sebepler yeterli mi? Kabul edilebilir mi?

İşin daha ilginç ve düşündürücü kısmı ise hukuk boyutu. Her iki dizide de mahkemeler anne lehine kararlar verdi. Aldatmanın fitilini ateşleyen, ailelerin yıkımına sebep olan anneler olmasına rağmen, sonuçta adalet annelerin yanında saf tuttu. Gerçek hayattan alınmış bu olaylardaki tezatlık insanı hayrete düşürüyor.

Burada bir tespitimi paylaşmak isterim: Erkek aldatırsa aile bir şekilde ayakta kalabiliyor ama kadın aldatırsa o yuva anında dağılıyor. Üstelik erkekler, bu tür boşanma ve ihanet durumlarında kadınlardan çok daha fazla çöküyorlar. Belki bu kişisel bir izlenim ama ekrandaki yansıma tam olarak buydu.

Oyunculuk ve Atmosfer Üzerine

Performanslara gelecek olursak; özellikle baba tarafındaki dede rolündeki Juan Manuel Bernal’i tek kelimeyle muazzam buldum. Tam bir karakter oyuncusu. Birçok izleyici Seth (Roel) rolündeki Diego Amozurrutia’yı beğenmemiş olsa da ben onun yıkımını samimi buldum. Valeria ise rolü gereği belki de, fazla duygusuz ve soğuktu. Onca hatanın içinde tek odağı çocuklarıydı; ancak enişteyle olan ilişkisini sorgulama gereği bile duymadı. “Eşin sana ne yaptı da bu kadar soğudun?” diye sorsanız, ipe sapa gelir bir cevabı yok. Ama işte “insan” dediğimiz varlık, bazen en öngörülemez yollara sapabiliyor.

1960’ların Meksika’sını yansıtan kostümler, prodüksiyon ve dönemin siyasi atmosferi diziyi görsel bir şölene dönüştürmüş. Psikolojik derinliği yüksek olan bu yapım, ataerkil sistemi eleştirirken aslında bize insan ruhunun ne kadar karanlık olabileceğini bir kez daha hatırlatıyor.

Sonuç: İzlemesi zor ama üzerine düşünmesi gereken, sarsıcı bir hayat hikayesi.

Yorumlar

Yorum bırakın